Monday, August 15, 2011

Bilinçli Tüketici Nasıl Olunur

Tüketirken bilinçli olmanın birçok yolu var, ama özetle bilinçli tüketimin temelini alınan ürünün nereden geldiğini, nasıl üretildiğini ve içerisinde neler bulunduğunu bilmek olarak özetleyebiliriz.

Örneğin ben herhangi bir giyim ürünü almadan önce her zaman içerisindeki etikete bakarım. Bu etikette aldığım ürünün nerede üretildiği, ne tür maddeler içerdiği hakkında bilgiler bulunmaktadır. Mesela kesinlikle yapay deri-poliyester gibi deri alternatifi içeren kıyafetler almamaya çalışıyorum. Bunun sebebi de yapay deri gibi deri alternatifi ağırlıklı ürünlerin doğaya geri dönüşümünün zor olması ve yeteri kadar dayanıklı olmamasıdır. Bazı yapay deri ayakkabılar ya da çantalar, kullananlarınız biliyordur, bir sezon bile giyilmeden çatlamaya, yırtılmaya başlıyorlar ve kullanılmaz hale geliyorlar. Bir başka deyişle kullanım hayatları kısıtlı. Yapay deri-poliyester yerine deri ürünleri ise her ne kadar biraz daha pahalı olsalar da en azından uzun süre dayanıklı oldukları ve bir nevi daha doğal oldukları için tercih ediyorum.

Deri tercihim hususunda hayvan hakları konusunda duyarlı olan insanlar beni eleştirebilirler ve haklılar da. Benim tercihlerimin aksine, bazı arkadaşlarım hayvanlara zarar vermemek için kesinlikle hayvanlardan gelen, deri ya da kürk gibi maddeleri içeren ürünleri almıyorlar, bilakis poliyester-yapay deri gibi deri alternatiflerini içeren ürünleri tercih ediyorlar. Benimle hemfikir olmasalar da onların da kendilerine göre gayet geçerli sebepleri var.

Ancak burada vurgulamak istediğim asıl şey, benim ya da arkadaşlarımın tüketim tavırlarından bahsetmek ve neyin doğru olduğunun altını çizmekten ziyade, bir şey almadan önce onun hakkında bilinçli olmanın gerekliliği. İster yapay ister gerçek deri tüketin, ancak hangisini neden tükettiğiniz hakkında bir sebebiniz ve fikriniz olsun. Tüketim kararınızı verirken, neden bir şeyi tüketimeyi seçtiğiniz hakkında billgili olun. Bunun da birçok yolu var. Endüstriyelleşmiş toplumlarımızda bunun en basit yolu aldığınız şeylerin üzerinde bulunan etiketleri okumak. Markette bulunan her yiyeceğin yasalar gereğince üzerinde içerisinde bulunan maddeleri ve nerede üretildiğini listeleyen bir etiketi olmak zorunda. Kıyafetlerin de genelde iç sol kısmında bu etiketleri bulabilirsiniz. Bu etiketleri biraz zaman ayırıp bir şey almadan önce okuyunuz. Bunun dışında alışveriş yaptığınızın yerlerin sahipleri ya da çalışanlarına aldığınız ürünler hakkında soru sormak konusunda girişken ve cesaretli olunuz.

Türkiye için belki şu aşamada biraz garip kaçabilir ama örneğin kuruyemişçiden kuru incir almadan önce dükkan sahibine kuru incirin nereden geldiğini, kimlerden alındığını (kooperatif mi, fabrika mı, incir bahçesi sahibinin kendisinden mi), incir üretiminde böcek ilaçlaması yapılıp yapılmadığını, incir kurutulurken içerisine (yapay) şeker katılıp katılmadığını sorabilme cesaretiniz olmalı. Hatta bu tip soruların cevabını önemsemeli, alışverişinizi ona göre yapmalı, mümkünse dükkan sahiplerine sizin hassas olduğunuz konularda duyarlılık gösteren üreticilerin ürünlerini bulundurmalarını salık vermelisiniz.

Gittiğiniz kuaförde çalışanların maaşları nasıl, sağlık sigortaları ödeniyor mu, bunu orada çalışanlara sorabilir, kuaförünüze bu hususta baskı uygulayabilirsiniz. Bambi'den kaşarlı dürüm alırken et nereden geliyor, etin geldiği inek hangi şartlarda yetiştiriliyor (açık alanda otlanarak yani merada mı, yoksa ahırda kapalı bir şekilde kuru ya da yapay yem ile beslenerek mi), acı vermeyen bir şekilde mi kesilmiş, büyük ve fabrike şirketler mi yoksa küçük çaplı yetiştiriciler tarafından mi yetiştirilmiş sorabiliriniz.

Aslında duyarlı ve bilinçli bir tüketici olmak bu kadar da basit. Fakat birçok tanıdığım bu hususta “sanki bir tek benim tavrımın bir önemi mi var?!” deyip, benim bu dediklerime burun kıvırıp, beni idealist olmakla suçluyorlar. Yine de başkaları duyarlı davranmıyor diye sizin de duyarsız olmanız gerekmiyor. Hatta sırf bu yüzden alışveriş yaparken duyarlı olduğunuz konularda daha da inatçı olmalısınız.

İlkokul öğretmeni olsam size ödev olarak bu hafta yaptığınız alışverişler konusunda bilgi edinmenizi, aldığınız dometesin üretildiği yeri, içtiğiniz kahvenin kökenini, vs. mümkün olduğunca öğrenme görevi verirdim. Yine de kişisel olarak bunu kendinize amaç edinebilirsiniz. :)

Bu bloga işten vakit bulduğum sürece yazmaya çalışıyorum. Amacım ilerleyen yazılarımda bilinçli tüketim konusundan bahsetmeye devam etmekle beraber Türkeye’deki duyarlı üreticiler hakkında sizi bilgilendirebilmek. Ancak takdir edersiniz ki bu zaman alıyor. O yüzden sizden sabırlı olmanızı rica ediyorum.

-- E.

Not: Bize duyarlituketici@gmail.com adresinden ya da Twitter’da @duyarlituketici kullanıcısından ulaşabiliriniz.

2 comments:

  1. Maslow'un ihtiyaclar hiyerarsisi nasil kisiler icin gecerliyse toplumlar icin de gecerli...

    Bilinçli tüketici olmak önemli, bir yerlerden birilerinin başlaması güzel diger taraftan hem kisisel hem de toplumsal olarak bu noktaya gelmek!... will take a lot of time....

    ReplyDelete
  2. Hakan, yorumun icin oncelikle tesekkurler :) Toplumun o asamaya gelmesi uzun zaman alabilir ama bir birey olarak bilincli tuketim yapmak hic de zor degil. Sadece biraz otokontrol gerektiriyor. Hem ufak adimlarin da onemi cok.

    ReplyDelete